Pilotun son mesajı "İyi geceler. Elveda, ölüyoruz!"
Polonya havacılık tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan LOT Polish Airlines’ın 5055 sefer sayılı uçuşu, aradan geçen yıllara rağmen havacılık güvenliği açısından en çarpıcı örneklerden biri olarak anılıyor.
9 Mayıs 1987’de Varşova’dan New York’a gitmek üzere havalanan Ilyushin Il-62M tipi uçakta 172 yolcu ve 11 mürettebat bulunuyordu. Kalkıştan kısa süre sonra uçak, hava trafik kontrolünün talimatıyla hızlı tırmanışa geçti. Ancak saat 10.41’de motorlardan birinde meydana gelen büyük arıza, kısa sürede zincirleme bir felakete dönüştü.
Uçağın sol iç motorunda bulunan türbin sistemi parçalandı. Kopan parçalar yalnızca motoru değil, bitişikteki diğer motoru, gövdeyi, elektrik sistemlerini ve kumanda bağlantılarını da tahrip etti. Kabinde ani basınç kaybı yaşandı, uçak iki motorunu kaybetti ve pilotlar uçağın burun hareketlerini kontrol eden sistemlerde ciddi sorun olduğunu fark etti.
Mürettebat önce en yakın askeri havaalanı olan Modlin’e yönelmeyi istedi. Ancak kısa süre sonra uçağı kısmen dengelemeyi başardıklarını düşünerek daha uzun piste ve daha iyi acil durum imkânlarına sahip Varşova-Okęcie Havalimanı’na dönmeye karar verdiler.
Pilotların bilmediği kritik gerçek ise uçağın arka bagaj bölümünde yangın çıktığıydı. Motor parçalarının yol açtığı bu yangın yaklaşık 27 dakika boyunca tespit edilemedi. Yangın alarmı çaldığında artık durum kontrol edilemez hale gelmişti.
Saat 11.12’de, pistten yalnızca birkaç kilometre uzaklıktayken uçaktan son mesaj geldi:
“İyi geceler. Elveda… Ölüyoruz!”
Kısa süre sonra uçak, Varşova yakınlarındaki Kabaty Ormanı’na düştü. Alev topuna dönen uçakta bulunan 183 kişinin tamamı hayatını kaybetti.
Kazaya ilişkin soruşturma, felaketin ana nedeninin 2 numaralı motordaki üretim ve tasarım kaynaklı arıza olduğunu ortaya koydu. Motor içindeki rulman sisteminde ciddi bir kusur bulunduğu, bunun aşırı ısınmaya, türbin milinin kırılmasına ve motorun parçalanmasına yol açtığı belirlendi.
Raporda ayrıca Il-62M tipi uçakta Batılı muadillerindeki gibi yeterli yedekli uçuş kontrol sistemlerinin bulunmaması, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin yetersizliği, bagaj bölümünde yanıcı malzemelerin kullanılması gibi sorunlara da dikkat çekildi.
Daha çarpıcı olan ise benzer bir arızanın 1980 yılında yine LOT’a ait başka bir Il-62 uçağında yaşanmış olmasıydı. O kazada da 87 kişi hayatını kaybetmişti. Buna rağmen gerekli teknik iyileştirmelerin zamanında yapılmaması, 1987’deki facianın önlenememesine yol açtı.
LOT 5055 faciası, yalnızca bir uçak kazası değil; havacılıkta şeffaf soruşturma, üretim hatalarının kabul edilmesi ve güvenlik önlemlerinin zamanında uygulanmasının ne kadar hayati olduğunu gösteren acı bir örnek olarak tarihe geçti. Mürettebat, alevler içindeki ve kontrolü büyük ölçüde kaybolmuş uçağı 31 dakika boyunca havada tutarak 183 kişiyi kurtarmaya çalıştı, ancak sistemsel ihmaller onların bu mücadelesini boşa çıkardı.